Fransız Rüşvetle Mücadele Kanunu – Loi Sapin II

Fransa’nın uzun zamandır üzerinde çalıştığı Fransız Rüşvetle Mücadele Kanunu’nun güncellenmiş versiyonu, bilinen ismiyle “Loi Sapin II”, 8 Kasım 2016’da kabul edildi. Peki bu kanun hangi alanlarda yenilik getiriyor uluslararası şirketleri nasıl etkiliyor?

İsim: Loi Sapin II ismi, kanunu hazırlayan Fransız Maliye ve Ekonomi Bakanı Michel Sapin’den gelmektedir.

Tarihçe: Rüşvetle Mücadele Kanunu, Fransa’da ilk olarak 1993 yılında güncellenmiş ve Michel Sapin’in 2012’de tekrar Fransa hükümetinde görev alması ile kanunun ikinci versiyonunun hazırlanması safhasına başlanmıştır. Amerika Birleşik Devletleri Rüşvetin Önlenmesi ve Yabancı Ülkelerde Yolsuzluk Uygulamaları Kanunu: FCPA (Foreign Corrupt Practices Act) uyarınca en ağır tazminat ödeyen ilk 10 şirket arasında 3 adet Fransız şirketinin (Alstom 2014 – 772milyonUSD, Total SA 2013 – 398milyonUSD, Technip SA 2010 – 338 milyonUSD) bulunması, Loi Sapin II’nin hazırlanma sürecinde Fransa’nın aynı ABD, İngiltere, Brezilya ve Güney Afrika gibi yabancı yolsuzluk uygulamalarını cezalandıran özel bir kanunu kabul etmesine zemin hazırlamıştır.

Kapsam: Kanun, dünyanın neresinde kurulmuş olursa olsun Fransa’da operasyonu bulunan, çalışan sayısı 500’den fazla ve en az ortalama yıllık 100 milyon Avro üstünde geliri olan tüm şirketlerin Fransa ve diğer ülkelerde yaptığı yolsuzluklara karşı uygulanacaktır. Ayrıca kanun eski halinde mevcut olan yolsuzluk yasaklarını muhafaza etmektedir. Klasik anlamda kamu görevlilerinin ve özel kişilerin taraf olduğu rüşvet verme ve rüşvet alma suçlarının yanında, kolaylaştırıcı ödeme ve özel sektörde rüşvet halen yasak kapsamındadır.

Rüşvetle Mücadele Kurumu: Kanundaki değişiklikle; şirketlerde uyum programlarının oluşturulmasına yardımcı olacak, kontrolleri sağlayacak, verimsiz uyum programlarını cezalandıracak, şirket kontrollerini denetleyecek bir Rüşvetle Mücadele Kurumu kurulmasına karar verilmiştir.

Uyum Programları: Toplam çalışan sayısı 500’den fazla ve yıllık en az 100milyon Avro geliri olan tüm şirketler (mevcut durumda 1600 kadar şirketi etkileyeceği hesaplanmıştır) kanunun kabul edildiği tarihten itibaren 6 ay içinde şirket etik kodu(code of conduct), etik eğitimleri, ilişkili diğer şirketlere yapılacak incelemeler (third party due diligence), şirket içi ihbar hattının (whistleblow/hotline) kurulmasını içeren kapsamlı bir Uyum Programı hazırlamakla yükümlüdür.

Cezalar: Fransa, kişiler için 10 yıla varan hapis cezası ve işletmeler için 5 milyon Avro’ya varan para cezası olmak üzere dünya üzerinde uygulanan yolsuzlukla mücadele cezalarında, yaptırımı en ağır düzenlemelerden birini kabul etmiştir. Uyum programı oluşturması gerekirken buna aykırı davranan şirket yöneticileri 200 bin Avro ve şirket ise 1 milyon Avro’ya kadar ceza alabilecektir. Ayrıca Rüşvetle Mücadele Kurumu tarafından 3 yıl boyunca sürebilecek ağır şirket denetimi, yolsuzluk duruşmalarının halka açık yapılması, kamu ihalelerinden yasaklılık, hatta yolsuzluk yapan şirketin tasfiyesi de uygulanabilecek cezalar arasındadır.

Sulh imkanı: Fransa aynı ABD’de olduğu gibi şirketlere soruşturma sırasında, soruşturmayı kabul edip gerekli yükümlülükleri yerine getirme şartıyla bir nevi sulh niteliğinde olan soruşturmanın ertelenmesi sözleşmesi (deferred prosecution agreement) imkanı tanımaktadır. Burada şirketlerin soruşturma sırasında ilgili kurumlarla koordine çalışmayı kabul edip, belirlenecek uyum yükümlülüklerini yerine getirme şartı yanında üç mali yılda hesaplanacak yıllık ortalama gelirlerinin %30’una kadar tazminat, soruşturmada yer alan hukuki, finansal, mali ve vergi uzmanların masraflarını içeren ödemeler ve uygunsuz işlemden zarar görenlerin tazminatlarını içeren toplam bir tazminatın şirket tarafından ödenmesi sözkonusu olacaktır. Sulh sözleşmesi, mevcut soruşturmada savcılığın uygunsuz işlemi yapan gerçek kişilere karşı sürdürdüğü soruşturmayı durdurmayacak ve sulh sözleşmesi basın yoluyla ilan edilecektir.

İhbarcı (Whistleblower) Koruması : Şirketlerdeki uygunsuz işlemlerin açığa çıkmasında büyük rol oynayan ihbar mekanizması da Loi Sapin II’de güçlü bir koruma ve ödül düzenlemesine tabi tutulmuştur. En az 50 kişinin çalıştığı şirketlerde, devlet kurumlarında ve en az 10.000 kişi nüfusa hizmet eden belediyelerde zorunlu ihbar mekanizması sistemi kurulacaktır. İhbarcıların iyi niyetli olması durumunda hiçbir şekilde ihbarcıya karşı misilleme sözkonusu olmayacak, ihbarın doğru çıkması durumunda ihbarcılar ABD’de olduğu gibi ödüllendirilebilecektir. İsmini ifşa etmeden (anonim şekilde) ihbar etme durumu korunmuş, hatta anonim ihbarcıyı ortaya çıkarmak için bilgiler ifşa edilmesi durumunda ayrıca iki yıl hapis cezası düzenlemiştir.

Son yıllarda ABD, İngiltere, Brezilya, Güney Afrika gibi ülkelerin yolsuzlukla mücadele konusunda ciddi yasal düzenlemelerinin yanında Fransa’nın Loi Sapin II kanunu önemli bir hukuki düzenleme olarak yerini almıştır. Uluslararası arenada yolsuzlukla mücadelenin bu kadar önem kazandığı ve uyum programlarının zaruret halini aldığı bir dönemde; global şirketlerin yabancı düzenlemelere uygun olarak uyum programları ile risklerini minimize ederek faaliyetlerini sürdürmesi yanında, Türk şirketlerin uluslararası platformda faaliyetleri ile saygınlıklarını koruması için uluslararası gelişmelere uygun düzenlemeleri takip etmek için yönlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle Türkiye’nin de yolsuzlukla mücadele konusunda özel ve geniş kapsamlı bir kanunu gündemine alması gitgide önem kazanmaktadır.


Altuğ Özgün

Sandoz Baş Hukuk Müşaviri / TEİD Akademi Eğitmeni

Makalelerdeki görüş ve yorumlar yazar veya yazarlara ait olup , Etik ve İtibar Derneği’nin konu ile ilgili düşüncelerini yansıtmamaktadır.

By | 2017-11-07T15:05:09+03:00 Kasım 18th, 2016|Featured|0 Comments
X